Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

MADDE 86. (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Silahla,

İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Bu Madde ile ilgli içtihatlar:

YARGITAY 2. Ceza Dairesi 2008/1918 E.N , 2008/8792 K.N. İçtihat

(Karar Tarihi : 15.05.2008)
Kasten yaralama suçundan sanık F___'nın yapılan yargılaması sonucunda; 5237 sayılı TCK'nın 73/4. maddesi gereğince davanın düşürülmesine dair (Y_____ Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.06.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya Yargıtay C.Başsavcılığrnın 11.02.2008 tarihli tebliğnamesiyle Dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.

Suç tarihinde 6 yaşında olan mağdur A_____'in beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu ve sanığın mağdura karşı işlediği kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 86/3-b maddesi kapsamında bulunup, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olmadığı gözetilmeden, eylemin aynı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında değerlendirilip, yazılı şekilde şikayetten vazgeçme sebebiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 15.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 1. Ceza Dairesi 2008/3308 E.N , 2009/5944 K.N. İçtihat

Y____'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık E____'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (M____ İkinci Ağır Ceza Mah-kemesi)'nden verilen 20.06.2007 gün ve 106/282 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi CSavcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Oluş ve dosya içeriğine göre; olay günü sanığın, mağduru sağ sırt bölgesinde hemopnömotoraks, sırt sol bölgesinde cilt altı amfizemi, çenede yüzeysel sıyrık oluşturacak şekilde 3 bıçak darbesiyle yaraladığı, yaralardan iki
adedinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, sadece sırt sağ bölgedeki yaranın batına nafiz olup herhangi bir iç organ, büyük damar ve sinir yaralanması oluşturmadığı, sanık ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmadığı, olayın gece koşullarında gerçekleştiği ve sanığın kavga ortamında özellikle mağdurun hayati organlarının bulunduğu bölgeye hedef alarak darbe gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığı, engel bir durum olmamasına rağmen kendiliğinden eylemine son verdiği dikkate alındığında, sanığın öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, kasten bıçakla yaralama suçundan hüküm kurulması yerine, suç vasfında hataya düşülerek, öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), bozma sebebi gözetilerek sanığın bu suçtan tahliyesine, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 14.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yorumlar CComment' target='_blank'>CComment tarafından desteklenmektedir.